BIR BASKA ACIDAN SURUC
 
insan doğduğu yere karşı herzaman objektif bir bakış geliştiremez. Hep farklı bir gözle bakar ve kendince kafasında tasavvur ettği bir şekilde memleketini yada doğduğu toprakları yüceltmeye çalışır. Bazen öyle ileri gider ki ona karşı gercek bir eleştiri geldiğinde dahi reflekvari bir tarzda hemen savunma geliştirir. Eksiklikleri yetmezlikleri görmezden gelir. Bu ne kadar doğru bir anlayış sorgulaması gerekilen budur. Hatta oyle bir şekle dönüşürki insan davranışları eleştiri getirenleri hemen öryargıyla ve birazda şiddetvari bir tarzda dürtüsel bir  yaklaşımla savunmaya geçer. Bilmezki böyle bir tarz kendi memleketini yada kendi toplumsal çevresinin gelişimini kilitliyeceğini. İşte böyle bir tarzla kendi toplum anlayışını basitliklerde gömülmeye mahkum eder. Kendini de o tozpembe dunyanın içinde gaz ayarı yapmaktan başka bir yere gitmez ve o gazın sonunun ne olduğu aşikardır.
 
Ben bugun tamamen farklı bir tarzla kendi memleketim olan suruc u eleştirel bir gozle bakacağım. Biraz gazımızı alalım yoksa amenna sonuc vahim olur.
 
evet suruc: Urfanın 45 kilometre berisinde Birecik' in 40 km ötesinde suriye sınırının 6 km yakınında ekonomik yapısı tamamen tarım üzerinde olan geçmişten farklı göçlerin merkezinde olmuş ama sonuç olarak homojen yapıya sahip bir ilçedir. Toplumsal davranışları kültürel geçmişi bireylerin yaşam ve davranışları üzerinde etkileri vardır. Bunun için biraz kültürel ve tarihsel süreçlerin bireyler üzerinde bıraktığı izleri irdelemek gerekir. yani toplumsal ekonomik şartların bireylerin ortak davranış geliştirmesinde insanların yaşamına etkilerini gözönüne almak gerekir. Suruc geçmişten bu yana feodal özellikleri ağır basan bir ilçedir. aşiret yapılanması içerisinde yaşamın dayanak noktası olan güc' ün kaba kuvvet, yada talan mantığı ( bir aşiretin yada şahsın birini talan ederken övüne övüne anlatıldığı tek toplumdur kürtler) ( dengbejlerin söylediği destanaların çoğunda bu övünerek anlatılır.) üzerine şekillendiğini inanan insanlar topluluğunun buluştuğu bir coğrafyadır.
 
Gelişmeler her toplumu etkiledigi gibi surucu da etkilemektedir. insanlar üretim yerine o gücü birazda ekonomik kurnazlıkla bir araya getirip dünyanın sayılı faiz belirleme borsalarından biri olmuşlardır. Bu borsada bilindiği yasa ve kural da yoktur bu tamamen feodal güc ve talan mantığı içerisinde şekillenen bir olgu olarak karşımıza çıkar.
 
Diğer yandan enbüyük maharetlerinden biriside monte carlo ya taş çıkaracak cinste olan kumar sektörüdür. insanlar bir gecede kendi geleceklerini bir zarın dansına koyabiliyorlar idrakları zorlayan bir davrnıs biçimidir bu kendiinin yanında çocuklarını ve ailesini de buna ortak etmektedir. danışma olmadan başkalarının hayatını bitirmede üstlerine yoktur.
 
Diğer yönüyse dolandırıcılık ve emek gerektirmeden kazanc elde etme cabasıdır. Binlerce ceşit şeytanın aklına bile gelmeyecek envayi dolandırıcık fikirleriyle çevredeki illerde büyük şöhret yakalamıştır.
 
Öte yandan çok iyi fikirsel sürecler ortaya koyup sonrada o fikirlerin belirtiği bir yaşam ve davranış biçimini dışsal anlamda showvari tarzda göstermeye çalışır ama kendi içinde yada gizli kapaklı o yaşamının yada fikirlerin tam zıttı olan davanışları kolayca sergiliyebilir. Buna da cevabı hazırdır yaşam zordur boyle yapmak gerekiyordu. yani tam çelişkiler dünyasında boğulur.
 
benim şirin ilçem embra mêra ( yiğitler ambarı ) diye tanımlatır kendini ve öyle onunla övünür. Yiğitlik anlayışını iğdiş edecek öyle davranış biçimleri ortaya koyarki insanın kafasında yiğitlik tanımlaması bile bulanıklaşır.
 
benim yukarda belirtiklerim sadece bir noktada satırbaşlarını ben burda yine genelleme yapmıyorum. Buna ısrarlada  savunuyorum. Biz neyiz kendi yetersizliklerimizi görmezden gelip onları yüceltici bir tarzda devam mı edeceğiz? yoksa kendimizi objektif bir şekilde kantarın topuzuna mı vuracağız ? kendizimize gaz vermeye devam mı edeceğiz ? bunlara cevap vermek gerekir herkes kendi toplumunu yüceltmeye çalışır ama gerçekler görmezlikten de gelinemez. bu tarzda bir davranış gelişimin ve değişimin önünü kapatır. O zaman sayın hemşerilerim gelin doğru bir biçimde kendimizi irdeleyelim öyle laflarla yetmezlikleri görmezden gelinip bir yere varılmıyor. Gaz ayarı kendimize vermeyi birakalım surucluya suruc propagandasından vazgecelim. kendimizi objektif bir aynada görelim. Yoksa bu kadar gaz ayarı ile bir yere varılmaz
 
TIREJ U ROJ

 Ana Sayfaya Geri Don